Yapay zeka ve büyük veri insanlık için bir tehdit midir?

Son zamanlarda ‘büyük veri’ kavramının dijital dünya açısından önemini sıkça tartışıyoruz. Büyük veri, esas itibariyle yalnız başına çok fazla anlam ifade etmeyen İnternet kullanım istatistikleri başta olmak üzere çok sayıda irili ufaklı İnternet kullanım amaçları ile davranış kalıplarını ortaya koyan veri parçacıklarından oluşuyor. Bununla birlikte, özellikle hedef kitleyi yakından tanıyıp kişiselleştirilmiş ürün, hizmet ve reklam faaliyetleri sunmaya hizmet eden büyük veri, yapay zeka ile doğru bir şekilde entegre edilip detaylı analizlerin gerçekleştirilebilmesi durumunda hedef kitleye ait çok önemli bilgiler edinebilmeyi sağlıyor.

Bu bağlamda, son yıllarda İnternet’te ziyaret ettiğimiz sitelere ilişkin veriler Google ve Facebook gibi İnternet devlerinin yanı sıra Dijital Reklam Birliği tarafından da iznimiz olmadan toplanıyor. Elbette ilgili kuruluşlardan takip edilmeyi durdurmak için gerekli talepte bulunma şansına sahip olsak da çok az kişi gerçekten böyle bir hakkımızın varlığından haberdar. Bunun sonucunda da büyük veri gerçekten de iştah kabartan bir şekilde işletmelerin hizmetine sunuluyor. Bizler büyük veri kullanımının doğurabileceği tehlikeleri teorik olarak tartışırken, son dönemlerde bazı araştırmacılar, büyük verinin aslında Google gibi bir dev tarafından bile etkili bir biçimde kullanamadığını iddia ediyor. Çünkü büyük verilerin hakkını verebilmek için oldukça kompleks bir yapıda yapay zeka kullanımına önemli bir görev düşüyor.

Son yıllarda büyük veri ve yapay zeka kullanımı konusunda fantastik tartışmaların da yer aldığını görüyoruz. Hawking başta olmak üzere bazı araştırmacılar yapay zeka ve büyük veri kullanımının gelecekte robotlar başta olmak üzere İnternet erişimine sahip tüm cihazların giderek daha da akıllanmasına sebep olarak insanlığın geleceği için önemli bir tehdit oluşturacağı iddia ediliyor. Şahsi kanaatim ise insan neslinin geleceğinin Terminatör filmlerindeki kadar ürkütücü olmayacağı yönünde. Gelecekte insanoğlu küresel ısınma, terör, kanser, GDO, radyasyon vb. tehditlerle başa çıkabilirse büyük verilerin kötü amaçlı kullanımı ve buna bağlı olarak da kişisel bilgilerin anonimleşmesi gibi sorunlar günümüzde yapılacak düzenlemelerle zaten aşılabilecektir.

Facebook’un metinleri yapay zeka ile daha detaylı olarak analiz edileceği derin metin çalışmaları, Twitter’ın geliştirilmiş karuzel reklam çabaları ve Google ile Apple’ın giyilebilir teknoloji ve sürücüsüz araç çalışmaları bu bağlamda sektörün yapay zeka kullanımındaki güncel çalışmaları arasında yer alıyor.

Tıpkı reklamların kişiselleştirilmesinde olduğu gibi 2006 yılından beri kullanıcılarının en çok görmeyi isteyebileceği paylaşımları öncelikle sunmaya çalışan Facebook asıl hedeflerinin yapay zeka ve büyük veri kullanımı ile kullanıcı memnuniyetini iyileştirmek olduğunu uzun süre önce ifade etmişti. Bu bağlamda Facebook, 2012 yılında 1 milyar $ ödeyerek satın aldığı ve şu anda 400 milyon kullanıcıya ulaşan Instagram adlı fotoğraf paylaşım aplikasyonunda da önümüzdeki aydan itibaren benzer bir uygulamaya gideceğini açıkladı. Artık bu uygulamada da kişilerin geçmiş paylaşım ve beğenileri temel alınarak görmeyi tercih edeceği fotoğraflar öncelikli olarak sunulacak.

Daha önceki kronolojik olarak tüm fotoğrafların sıralandığı sisteme göre radikal bir değişikliğe sebep olacak olan bu uygulama şimdiden tepkiler almaya başladı bile. Instagram’ı Facebook’un sadece fotoğraf paylaşılan versiyonuna çevirecek olan bu uygulama sonrası muhtemelen kullanıcı sayısında bir miktar azalma görülebilecektir. Instagram kullanıcılarının bir kısmı 2012 yılında uygulama Facebook tarafından satın alındığında güvenlik gerekçeleri ile uygulamayı kullanmayı bırakmış, zaman içerisinde kullanıcı sayısındaki artışla beraber görseller arasında sponsorlu gönderi adı altında reklamlar alınmaya başlanmıştı.

Instagram’daki son gelişmeleri iyi tarafından değerlendirmek gerekirse benim gibi, özçekim fotoğrafları ile görsel formatında sunulan aforizmalardan çok fazla hoşlanmayan kullanıcıların ekranlarında artık bu gibi görsellerin yer almayacak olması güzel bir gelişme olarak kabul edilebilir…

Sevgiyle Kalın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: