Ticari Drone (İHA) Taşımacılığı

Geçtiğimiz haftalarda insanoğlunun uçan otomobil hayalinden bahsedip drone olarak adlandırılan insansız hava araçlarının (İHA) yakın gelecekte helikopterlerin yerini almasının olası olduğuna değinmiştim. Yazının hemen ardından Google’ın gizli uçan otonom (sürücüsüz) araç projesi hakkında planların konuşulmaya başlaması da ilginç bir gelişme oldu.

Drone olarak adlandırılan uçan hava araçlarının uzun süredir insan taşımacılığından çok ticari taşımacılık amacıyla ABD’de kullanımına yönelik havacılık otoritelerine lobi faaliyetleri yapılıyor. Özellikle Amazon’un İnternet üzerinden sattığı ürünleri, WallMart’ın ise perakende mağazalarından evlere dağıtımı drone’larla yapmak istediği biliniyor. Maliyetleri düşürüp dağıtımı hızlandırmayı amaçlayan bu yeni teknoloji Çin’de bir süredir zaten kullanılıyor. Özellikle köylük bölgelere çok daha ucuza dağıtım imkanı sunan bu teknolojinin pek çok handikabı bulunduğu için ABD yetkilileri onay konusunda uzun süredir incelemelerde bulunuyordu.

Geçtiğimiz yıl Kentucky eyaletinde bir vatandaşın bahçesinin üzerinde kendisini görüntülediğini iddia ettiği komşusunun drone’unu vurması ile drone kullanımına yönelik endişeler gerçeğe dönüşmüştü. Özel mülkiyete tecavüz olarak düşünülen bu gibi durumlardan ötürü drone’ların yaygın kullanımına izin verilmesi bazı çekincelere sebep oluyor oluşturuyor. Havada yaşanabilecek kazaların yanı sıra terörist saldırı amacıyla bu araçların kullanımı ya da bu araçlara yönelik terörist saldırılar gibi çok sayıda çözülmesi gereken sorun halen mevcut. Bu yüzden de drone kullanımını kontrol altına almak için ülkemizde olduğu gibi ABD’de de geçtiğimiz yıl tüm drone’ların kayıt altına alınması zorunluluğu getirilmişti. Hatırlayacağınız gibi özellikle ülkemizde uçuş trafiğini tehlikeye atan drone kullanıcıları daha çok bu araçları gökten görüntü almak amacıyla kullanıyor.

Geçtiğimiz günlerde ABD’de drone’ların ticari kullanımına ilişkin kurallar nihayet belirlendi. Amazon gibi e-ticaret şirketlerini hayal kırıklığına uğratan bu kuralların belki de en önemli avantajı şirketlerin başvurusu üzerine kuralların büyük bir kısmının gerektiğinde esnetilebilmesi. Genel olarak baktığımızda drone’ların taşıyacağı yük de dahil olmak üzere ağırlığının 25 kg’ı geçmemesi, kullanıcısının 16 yaş üzerinde ve özel kullanım pilotluğu sertifikasına sahip yetişkinler olması gerekiyor. Uçuşlarda maksimum yüksekliğin 126 metreyi geçmemesini ve uçuş hızının 161 km/s ile sınırlandırılmasını istiyor FAA.

Gündüz saatlerinde ve kullanıcının görüş mesafesi dışına çıkmadan uçurulması gereken drone’ların en fazla 4.8 km’lik bir menzil içinde seyahat etmesi uygun bulunmuş. Gece uçuşlarına da izin verilmemekle birlikte alacakaranlık olarak adlandırılan gün doğumundan yarım saat önce ve gün batımından yarım saat sonraya kadar özel aydınlatma ile uçuşlara izin verilmiş. Bina içlerinde ve toplu yaşam alanlarının üzerinde ise uçuş yasağı söz konusu.

Bu yüzden de, mevcut kısıtlamalar altında küçük çaplı lokal taşımacılık dışında drone’ların ticari kullanımının gerçekleştirilmesi yakın gelecekte zor görülüyor. Ancak verilen sınırlı ticari uçuş izni önemli bir başlangıç olarak kabul edilebilir. Önümüzdeki süreçte yeni düzenlemelerle drone kullanım regülasyonlarının esnetilerek kontrollü bir biçimde yaygınlaştırılmasına yönelik lobi faaliyetlerinin sürdürüleceğinden emin olabilirsiniz.

Bir sonraki yazımda hyperloop olarak adlandırılan yeni nesil taşımacılık planlarından bahsetmek istiyorum.

Sevgiyle Kalın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: