Sadece İnternet’ten yararlanarak kitap yazılır mı?

Geçtiğimiz günlerde magazin gündeminde ilginç bir konu vardı. Son yıllarda oldukça popüler kitaplara imza atan bir yazarın eşi tarafından açılan boşanma davasında kocasına yönelik ihanet iddialarından çok “İnternetten yaptığı araştırmalarla kitap yazdı.” ifadesi sosyal ağlarda gündeme oturmayı başardı.

Yurt dışında da olduğu gibi ülkemizde en popüler kitaplar arasında kişisel gelişim kitapları – özellikle de dini motiflerle süslenenler- her zaman ilgi görür. İster tarihe isterse sağlığa yönelik bir kitap olsun akademik bilgilerle desteklenen bilimsel içerikli kitaplar toplum nezdinde sıkıcı bulunduğu için zaman zaman akademisyenler bile toplumun daha rahat okuyabileceği formatta kitaplar yazarak halkın ilgisini çekmeyi başarabilmektedir.

Sadece ülkemizde değil, tüm dünyada geçerli olan bu durum karşısında tıpkı tek şarkıyla popüler olan genç şarkıcılar gibi yeni yazarlarla da tanışıyoruz. Bu olayda dikkatleri çeken en önemli husus ise yazının başında belirttiğim üzere “sadece İnternet kullanılarak bir kitap yazılabilir mi?” tartışması.

Teknik olarak bu sorunun cevabı EVET. Özellikle de yukarıda belirttiğim tarzda kişisel gelişim kitapları başta olmak üzere pek çok konuda alanında uzman olmayan insanların bile İnternet üzerinde derleyeceği materyalleri kullanarak toplumun ilgisini çekebilecek eserler oluşturabilmesi mümkün. Kaldı ki bahsi geçen kişinin yazdığı kitapların toplum tarafından rağbet görmesi de bu konuda okuyucuların beklentilerini karşılayan bir eser oluşturduğunu gösteriyor.

İlgili yazarın İnternet’ten derlendiği iddia edilen eserleri hakkında yorum yapabilmem iki sebepten dolayı doğru olmaz. Bunlardan birincisi ilgili yazarın hiçbir eserini okumamış olmam, ikincisi ise bahsi geçen konularda uzmanlığımın bulunmaması. Bununla birlikte bir bilim insanı olarak İnternet’in hangi durumlarda kaynak niteliğinde kullanılabileceği hususunda bazı detayları burada ifade etmek istiyorum.

Öncelikle şu noktayı vurgulamakta fayda var; eser sahibi yararlandığı tüm web sitelerinin adreslerini kitabın ilgili yerlerinde dipnot, kaynakça vb. formatlarda erişim tarihleri de belirtilerek göstermek zorundadır. Ayrıca hiçbir web sitesindeki bilgiler kişinin kendi cümleleriymiş gibi izinsiz olarak kullanılamaz.

Bilgi kalitesi açısından ise kaynak olarak kullanılabilecek web sitelerine ilişkin bazı kriterler söz konusu. Kullanıcı yorumlarından oluşan sözlük siteleri ve forum siteleri ile sosyal ağlarda kullanıcılar tarafından eklenmiş olan eksik ya da hatalı bilgilerden oluşan içeriklerin de normal şartlarda bir eserde kaynak olarak kullanılması uygun değildir. Benzer bir şekilde kullanıcı girişi ile eklenip editörler tarafından onaylanmamış Wikipedia içerikleri de benzer şüpheler içerdiği gibi onaylanmış pek çok içerikte bile çok sayıda hata tespit edilebildiği biliniyor.

Sosyal ağlarda kullanıcılar tarafından yapılan paylaşımlardan ise özellikle pazarlama, psikoloji ve sosyoloji gibi alanlarda bireysel ve toplumsal davranışlara örnek gösterilmek üzere yararlanmak mümkündür. Örneğin Gezi olayları ve 15 Temmuz sürecinde yapılan paylaşımlar detaylı olarak incelenerek toplumsal dinamikler hususunda pek çok bulguya ulaşabilmek mümkündür.

Yukarıda özetlediğim detayları bir kenara bırakarak İnternet sitelerinden derlenen pek çok içeriği bir araya getirip bir kitap olarak sunmak yine de mümkündür. İllegal ve etik dışı olarak nitelendirilen bu davranışın sonucunda ortaya çıkabilecek olan hukuki yaptırımların ise her zaman bir risk teşkil ettiğini unutmamak gerekiyor.

Sevgiyle Kalın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: