Erişemiyoruz!

Son zamanlarda yaşanan terör olayları 2016’nın son günlerinde gerçekten üzücü bir süreç geçirmemize sebep oluyor. Son altı ay içerisinde yaşanan darbe teşebbüsü başta olmak üzere ülkemize zarar vermeye yönelik çok sayıda saldırı diğer pek çok ülkede yaşanmış olsaydı zannediyorum ki çok daha vahim sonuçlar ortaya koyabilirdi. Ülkemizde ise toplum birlik ve beraberlik konusunda ciddi bir sınav verdiğimiz şu zor günlerde toplumun önemli bir kesiminin birbirine sarılmaya devam etmesi bizleri her türlü güçlüğe karşı koruyan ciddi bir kalkan durumunda.

Pek çok insanın her türlü gelişme konusunda haber kaynağı durumunda olan İnternet günümüzde her kesimden insan için farklı amaçlarla kullanılan günlük hayatın önemli bir parçası haline gelmiş bir durumda. Bir akademisyen için bilgi kaynağı, bir öğrenci için eğlence unsuru, bir emekli için sevdikleriyle haberleşme aracı ya da bir kamu kurumu için vatandaşları bilgilendirme aracı olmak gibi sayısız işleve sahip durumda olduğunu hepimiz biliyoruz.

İnternet maalesef terör örgütleri ya da bölücü iç ve dış mihraklar tarafından ise provokatif amaçlarla kullanılmaya devam ediyor. Çoğunlukla dezenformasyon paylaşımı, propaganda, hedef gösterme, tehdit etme ve korkutma gibi amaçlarla kullanılan sosyal ağlarda bu gibi faaliyetlerin tamamen önüne geçebilmek gerçekten oldukça zor. Bunun sebebi ise gelişen teknolojiler ve artan alternatif paylaşım imkânları sayesinde farklı platformlarda bu gibi sorunların her geçen gün ortaya çıkabilmesi.

Bu bağlamda yıllardır eleştirdiğim erişim engeli ile bu sorunları çözebilme politikası ise maalesef yapıcı çözümler oluşturmaktan oldukça uzak kalıyor. Gerek yasal prosedürleri işleterek site ve içeriklere erişim engeli koymak, gerekse hiç bir açıklamaya bile gereksinim duymadan! İnternet hızını yavaşlatıp bazı sosyal ağlara erişimi güçleştirerek kullanıcıları zararlı paylaşımlardan uzak tutmaya çalışmak maalesef hiçbir işe yaramadığı gibi bireylerin ücretini ödeyerek sahip olduğu en temel haklarından birisi olan bilgiye erişim hakkına da zarar vermekten öteye gidemiyor.

Ulusal güvenlik hususunda devletlerin farklı politikaları bulunabilir. Bu noktada bir vatandaş olarak eksik ya da hatalı bulsak da bu politikalara milli menfaatlerimiz bağlamında saygı duymak ve uymakla yükümlüyüz. Bununla birlikte siber terör başta olmak üzere her türlü zararlı unsura karşı vatandaşların da koşulsuz desteğinin sağlanabilmesi için devletlere de bazı görevler düşmektedir. Bunların başında önlemlerin yasal sınırlarının net olarak tanımlanması ve önlemlerin uygulanması hususunda vatandaşların düzenli olarak ve zamanında bilgilendirilmesi geliyor.

Burada eleştirmek istediğim iki önemli husus var. Bunlardan birincisi, Perşembe akşamı başlayan ve halen kısmen devam eden Twitter, Facebook ve WhatsApp gibi popüler sosyal ağlara yönelik erişim sıkıntısı hususunda halen BTK da dahil olmak üzere hiçbir kamu kurum ve kuruluşundan tek bir açıklama bile yapılmaması bana göre ciddi bir sıkıntı yaratıyor. En basit haliyle “Terör örgütü tarafından paylaşılan propaganda faaliyetlerinin engellenebilmesi için geçici bir süreliğine belli başlı sosyal ağlara erişim tedbirleri uygulanacaktır.” ifadesi bile neden erişemediğimiz konusunda bizlere resmi bir muhatap bulma hususunda yardımcı olabilecekken farklı kanallardan bu ağlara erişim sağlayıp sorunun kaynağını bulmaya çalışmamız bu çabalara zarar vermekten öteye gidememektedir.

Kısmen yabancı dil bilen kullanıcıların erişebileceği yabancı basında mevcut erişim engeline sebep olan terörist paylaşımlar hakkında bilgilere zaten ulaşılabilirken, Türkçe içeriğe sahip bazı zararlı sitelere ulaşan kullanıcılar ise sadece sunulan yanıltıcı ve provokatif bilgilerle yetinmek zorunda kalmakta ve bilgi ihtiyacını eksik ve yanlış bilgilerle gidermektedir. Bunun sonucunda da erişim engeli ile ulaşılmak istenen hedeften uzaklaşılarak bireylerin tatmin edici doğru bilgilere değil, farklı kanallardan kendisine sunulan zararlı içeriklere ulaşılmasına zemin hazırlanmaktadır.

Eleştirmek istediğim ikinci husus da zaten bu noktada ortaya çıkıyor. Çağımızın modern beyin yıkama yaklaşımlarından olan ve Toplum Mühendisliği olarak adlandırılan eksik, hatalı, yanıltıcı vb. bilgiler sunarak toplumda fikir, tutum, algı vb. oluşturmaya yönelik çabaların gerçekleştirildiği ortamların başında yer alan sosyal ağlar insanları manipüle edilebilecek en ideal platformlardır. Bu noktada sadece toplumun İnternet’te sunulan zararlı içeriklere olan erişimini kesme ya da yavaşlatma çabaları baş ağrısını tedavi etmek yerine geçici olarak azaltmaya yönelik ilaç tedavisine benzemektedir.

Ulusal güvenlik açısından önemli olan husus hem bu içeriklerin oluşturulması, paylaşılması vb. konulara yönelik önlemler almak, hem de bunlar konusunda toplumu bilgilendirip bilinçlendirilerek doğruluğundan emin olmadıkları içeriklerin paylaşılmasının önüne geçerek hızlı bir şekilde yayılmasına alet olmamalarını sağlamaktan geçmektedir. Erişim engelleri sürdüğü sürece benzeri eleştiri ve önerilerimizi bu köşeden yazmaya devam edeceğiz!

Sevgiyle Kalın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: