Sosyal medya paylaşımlarınız kimin umurunda?

Hatırlarsanız geçtiğimiz haftalarda insanların özçekim bağımlılığı konusunda yapılan güncel çalışmalara değinmiştik. Bu hafta konu ile alakalı bir başka hususa değinmek istiyorum. İnsanların her gün farklı sosyal ağlarda çok sayıda özçekim paylaşması takipçilerinin gerçekten umurunda mı? Yoksa nezaketen mi beğeniliyor bu fotoğraflar? Bu konuda her birimizin ayrı görüşü, gözlemi ya da davranışı bulunabilir. Şahsi gözlemlerimi ilerleyen paragraflarda anlatacak olmakla birlikte öncelikle konuyu ilgilendiren oldukça yeni bir akademik çalışmanın ilginç bulgularını paylaşmakta fayda görüyorum.

Geçtiğimiz günlerde psikoloji alanında çalışan iki Alman akademisyenin Frontiers in Psychology dergisinde yer alan Özçekim Paradoksu başlıklı makalesi alanda gerçekleştirilen ilk çalışmalardan birisi olmakla birlikte ilginç bulguları ile dikkat çekiyor. Avusturya, Almanya ve İsviçre’de yaşayan sosyal medya kullanıcıları üzerine gerçekleştirilen bu çalışmada katılımcılar özçekimin bireyin kendisini doğallıktan uzak bir şekilde, olduğundan farklı gösterme çabalarından ibaret olduğunu itiraf etmekten çekinmiyor.

Katılımcıların tamamına yakını sosyal ağlarda takipleştikleri kişilerin özçekimlerini kendilerini pazarlamaya yönelik çabalar olarak görürken kendi özçekimlerini ise art niyeti olmayan, naif paylaşımlar olarak görmeleri oldukça enteresan. Kendi özçekimlerini diğerlerininkinden daha doğal ve kendilerini ifade eden sade paylaşımlar olarak görmeleri de önceki görüşlerini destekler nitelikte.

Araştırmaya katılan bireylerin kendilerinden başkalarının paylaşımını samimi bulmaması bizlere özetle bireylerin diğerlerinin özçekim fotoğraflarını umursamadıklarını, sadece nezaketen ya da onların da kendi özçekimlerini beğenmelerini sağlamak için beğenme tuşuna bastıklarını düşündürüyor.

Facebook ve Instagram kullandığım dönemlerde gözlemlerim de genelde bu yönde olmuştu. Sadece özçekim değil, sosyal medya üzerindeki paylaşımların çoğunlukla gerçekten beğenildiği ya da faydalı bulunduğu için değil, takipleşilen kişilere olan saygı/sevgiden ötürü nezaketen gerçekleştiği durumlar oldukça fazla. Ya da az önce ifade ettiğim gibi kendi paylaşımlarının da kitleler tarafından beğenilmesi ve başkaları ile paylaşılması için diğerlerinin paylaşımlarına samimiyetten yoksun beğeniler ortaya çıkıyor.

Benzer durumu geçtiğimiz yıllarda Facebook’ta yaşamıştım. Takipçilerimin faydalı olacağını düşünerek paylaştığım köşe yazılarını (genellikle uzun olduğu için) okumadan sadece beğen tuşuna bastıklarını ve o yazılarda yapmış olduğum uyarıları dikkate almayarak aynı hatalı ve tehlikeli davranışlarda bulunmaya devam ettiklerini fark ettiğimde Facebook kullanmayı bırakmaya karar vermiştim.

Sosyal medyayı sanırım dört kelime ile özetlemeye kalksak “Sanal dünya, yalan dünya” durumu en güzel şekilde ifade eder…

Sevgiyle Kalın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: