Ücretsiz wi-fi için umumi tuvalet temizler misiniz?

Geçtiğimiz hafta köşemi web sitesine yükledikten kısa bir süre sonra bazı okurlardan yazının sonlarında yer alan küçük bir yazım hatası hususunda uyarılar aldım. Kendilerine şaka yollu, köşemi kaç kişinin dikkatlice okuduğunu test etmek için yazının içine tipografik bir hata yerleştirdiğimi söyleyerek teşekkür ettikten sonra hemen yazım hatasını düzelttim.  İlginç bir şekilde bu haftaki köşemde benzer bir konuya değinmeyi planladığım için, yazının başında bu anekdotu okurlarla paylaşmayı düşündüm.

Bugün oldukça ciddi bir konuya dikkatinizi çekmek istiyorum: İnternet ortamında web sitelerine üye olurken, mobil uygulamalara kaydolurken ya da ücretsiz çevrimiçi hizmetlere başvururken onay verdiğiniz kullanım sözleşmelerini hiç okudunuz mu? İlgili sözleşme ile sizlere sunulan haklar, bu haklar karşılığında sorumlu olduğunuz yükümlülükler nelerdir? Özellikle ücretsiz çevrimiçi hizmet ve promosyon kampanyaları karşılığında başta kişisel verileriniz olmak üzere hangi haklarınızı üçüncü şahısların kullanımına açtığınızı biliyor musunuz?

Yukarıdaki soruları çoğaltabiliriz. Konuşmacı olarak katıldığım etkinliklerde ısrarlar ifade etmeye çalıştığım bir cümle var: “Eğer bir ürünü ücretsiz kullanıyorsanız, muhtemelen asıl ürün sizsiniz!” Kişisel verilerimiz kanunlarla koruma altına alınmış olsa da, ilgili kanunlar okumadan onay verdiğimiz sözleşmelerde izin verdiğimiz verilerin kullanımı hususunda bizleri sorumlu tutuyor.

Bu konuda geçtiğimiz haftalarda Birleşik Krallık’ın Manchester kentinde kamusal alanlarda ücretsiz wi-fi hizmeti sunan Purple adlı şirket sözleşme metnine aşağıdaki paragrafı ekleyerek önemli bir sosyal deney gerçekleştirdi:

“Kullanıcının Purple’ın takdirine bağlı olarak 1.000 saat toplum hizmeti gerçekleştirmesi gerekebilir. Bu hizmet şu görevleri içerebilir: Mahalle parklarındaki hayvan pisliklerini temizlemek. Sokaklardaki sahipsiz kedi ve köpekleri kucaklamak. Kanalizasyon tıkanıklıklarını ellerinizle açmak. Yöresel festival ve etkinliklerde yer alan taşınabilir tuvaletleri temizlemek. Yerlerdeki salyangozları daha belirgin hale getirebilmek için boyamak. Sokaklarda yerlere yapışan sakızları kazımak.”

Şaka gibi görünse de, bir kişi dışında bu sözleşmeye hiç kimsenin itiraz etmediğini söylemeye gerek yok sanırım. Şirket, tam 22 bin 275 kişinin okumadan onay verdiği bu sözleşme sebebiyle yasal olarak yukarıda belirtilen yükümlülüğü kabul ettiğine işaret ediyor. Şirketin amacı elbette kişilere yukarıda sayılan hizmetleri yaptırmak olmasa da durumun ciddiyetine dikkati çekmek için bu deneyi gerçekleştirdiklerini ifade ediyorlar. Şirket ayrıca okumadan onay verilen benzer ücretsiz hizmet sözleşmeleri ile pek çok kişisel verinin de rahatlıkla üçüncü şahısların erişimine açılabileceğini vurguluyor.

Purple şirketinin yapmış olduğu bu deney aslında ilk değil. Geçtiğimiz yıllarda çok daha komik duruma düşen kullanıcılar olmuştu. Örneğin, 2014 yılında F-Secure firması Londra’da ücretsiz wi-fi bağlantısı karşılığında sözleşme metni içinden kullanıcıların ilk doğan çocuklarını sonsuza değin kendilerine vermelerini istemiş ve altı kullanıcı bu sözleşmeye onay vermişti!

Yine Birleşik Krallık’ta 2010 yılında müşterilerine 1 Nisan şakası planlayan GameStation şirketi, web sitesinde yer alan £5 indirim kuponuna ait kullanım sözleşmesine enteresan bir madde koyarak kullanıcılara ruhlarını sonsuza değin kendilerine teslim etme yükümlülüğü getirmesine rağmen 7,500 kullanıcı hiçbir şekilde itiraz etmeden sözleşmeye onay vermişti.

Ülkemizde pek çok işletmenin web sitelerinde yer alan ücretsiz çekiliş vb. promosyonlara ait katılım sözleşmelerine zaman zaman göz attığımda kişisel verilerin kullanımına yönelik ağır koşulların yer aldığını görüyorum. Özellikle ücretsiz çevrimiçi hizmet ve promosyonlardan yararlanmak istiyorsanız bedava peynirin sadece fare kapanında yer aldığını unutmamanız gerekiyor. Tüm bu uyarılardan sonra kullanıcı sözleşmelerine daha fazla önem vereceğinizi ümit ediyorum.

Sevgiyle Kalın!

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: