Pazartesi akşamı saat 18:38’de WhatsApp’tan bir mesaj aldım. Aynı mesajı bir başkasına iletmeye çalıştığımda saat 18:39’u gösteriyordu. Ancak mesajın altında bir saat resimciği vardı, yani mesaj karşı tarafa bir türlü iletilemiyordu. Bir mesajın iletilememesi için normalde karşı tarafın telefonuna erişilemiyor olması ya da o kişinin sizi engellemiş olması gerekiyor. Her ikisinin de olmadığını bildiğim için test amaçlı bir başkasına mesaj gönderdiğimde tahmin ettiğim şeyin meydana geldiğini fark ettim. WhatsApp çökmüştü! Acaba WhatsApp ülkemizde bilmediğim bir sebepten dolayı erişim engeline mi takılmıştı? Kısa bir süre içinde tüm dünyada yer alan “Facebook bünyesindeki sosyal ağlara 18:44 itibariyle erişilemediğine” ilişkin haberlerin aksine, belirtilen saatten 5 dakika önce kesintiyi yaşayanlar arasında yer alıyordum.

Devamını biliyorsunuz zaten. Tüm dünyayı sarsan en az 6 saatlik bir kesinti vakası yaşandı 4 Ekim akşamında. Bundan en az 10 yıl önce “benzer bir kesinti Google hizmetlerinde yaşansa neler olacağını hayal edebiliyor musunuz” diye sormuştum bir yazımda. Hayatımızın fazlasıyla dijitalleştiği bir çağda gerçekten düşünülmesi gereken sorulardan birisi bu aslında.

Facebook ve Instagram kullanmadığım için o cephelerde ne gibi sıkıntılar yaşandığını hissetmem mümkün değil. İletişim açısından ise öncelikli tercihim telefon olduğu için WhatsApp’ın eksikliğini çok fazla hissetmedim. Twitter’daki kesinti muhabbetleri ve komplo teorileri temelli paylaşımlar ise hiçbir surette dikkatimi çekmedi. Birkaç tanıdığımdan gelen Telegram ya da Bip kullanımına yönelik telkinler de ilgi alanıma girmiyordu. Çünkü, kesintilerin sebebi ne olursa olsun, bir süre sonra dijital hayatın olağan akışına döneceğinin farkındaydım.

Evet, ABD Senatosu’nda eski bir Facebook çalışanının ifadesi alınmadan saatler önce böyle bir skandalın ortaya çıkması oldukça enteresandı, ancak bu olayın sonucunda şirketin ve dolayısıyla Zuckerberg’in servetinin bir kısmının borsada değer kaybetmesi şaşırtıcı sayılmazdı. Çünkü, şirket zaten uzunca bir süredir ciddi bir dönüşümün eşiğinde olduğunun sinyallerini veriyordu ki o konuyu sonraki yazılarımda paylaşmayı zaten düşünüyorum. Ayrıca, hiçbir platformda rastlamasam da, bu kesinti esasında sosyal ağlarda fotoğraf ve video paylaşımlarının da azalması anlamına geldiği için 4 Ekim akşamında çevreye de daha az zarar verildiğini düşünüyorum.

Facebook hizmetlerinde yaşanan bu ciddi kesinti ile ilgili dile getirmek istediğim şey aslında yukarıda saydıklarımdan hiçbirisi ile ilgili değil. Ben sadece bu kesintinin bir süre devam edeceğini fark ettiğim anda tadını çıkarmaya çalıştığım WhatsApp orucunun hissettirdiği rahatlığa değinmek istiyorum. Diğer sosyal ağların aksine, mesleki ve kişisel ilişkiler açısından önemli bir rol sahibi olması sebebiyle hayatımızdan çok fazla çıkaramadığımız uygulamaların başında WhatsApp geliyor. O yüzden de, aktif bildirimleri ile beni meşgul edebilen tek sosyal ağ olan WhatsApp susunca, normalde sadece uyku saatlerinde kapalı olan telefonumun İnternet bağlantısını o akşam tamamen kapatma şansına eriştim. Böylelikle, diğer aktivitelere dikkatim dağılmadan daha fazla zaman ayırabildiğimi bir kez daha fark etmiş oldum.

Bu durumu Facebook ve Instagram’ı yoğun kullananlar açısından düşündüğümüzde, herkesin eş zamanlı olarak aynı kesintiyi yaşaması sebebiyle bu ağlardan uzak kalma kaygısının minimum düzeye inmiş olabileceğini tahmin etmek zor değil. Sadece sosyal ağlara erişim engelleri yaşandığında değil, diğer zamanlarda da bu ağların kullanımına sınır getirebilmemiz dileklerimle…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir