2020’nin son günlerinde Facebook, New York Times, Wall Street Journal ve Financial Times gazetelerinde “Apple’a karşı durduğunu” ilan etmek için tam sayfa reklam verdi. İlan metni aynen şu şekildeydi:

Her yerde küçük işletmeler için Apple’a karşıyız

Facebook’ta küçük işletmeler işimizin merkezinde yer alır. 10 milyondan fazla işletme, her ay yeni müşteriler bulmak, çalışanları işe almak ve topluluklarıyla etkileşim kurmak için reklam araçlarımızı kullanıyor.

Küçük işletme topluluğundaki pek çok kişi, Apple’ın işletmelerin kişiselleştirilmiş reklamlar yayınlama ve müşterilerine etkili bir şekilde ulaşma yeteneklerini sınırlayacak zorunlu yazılım güncellemesiyle ilgili endişelerini paylaşıyor.

Yeni bir Deloitte araştırmasına göre, küçük ve orta ölçekli işletmelerin % 44’ü, pandemi sırasında sosyal medyada kişiselleştirilmiş reklamları kullanmaya başladı veya kullanımı artırdı. Facebook verileri, kişiselleştirilmiş reklamlar olmazsa, reklamveren ortalama küçük işletmelerin harcadıkları her dolar için satışlarında %60’ın üzerinde bir azalma ile karşı karşıya kalacağını gösteriyor.

Kişiselleştirilmiş reklamların nasıl kullanılabileceğini sınırlamak bizim gibi daha büyük şirketleri etkilerken, bu değişiklikler küçük işletmeler için yıkıcı olacak ve şu anda karşılaştıkları birçok zorluğa katkıda bulunacaktır.

Küçük işletmeler duyulmayı hak ediyor.

Endişelerinizi duyuyoruz ve yanınızdayız.

Facebook, ciddi bir bütçe ayırdığı bu gazete ilanında özetle Apple’ı kendisine reklam veren küçük işletmelerin hedefine koyarak “Bakın, pandemi döneminde zaten iş yapamıyorsunuz, bir de Apple’ın iPhone’lar için planladığı yeni güncelleme gerçekleşirse reklamlarınızın hedefine ulaşması daha da zorlaşacak ve bunun sonucunda da satışlarınızda hedeflediğiniz rakamlara ulaşamayabileceğiniz için reklam bütçenizi boşa harcamış olacaksınız.” diyordu.

Peki, tam olarak neydi Facebook’un karşı çıktığı iPhone güncellemesi? Apple, iPhone kullanıcılarına artık cihazlarına yeni bir uygulama yüklemeden önce o uygulamanın hangi kişisel verilere erişebileceğini bildirerek, o verilere erişim izni verme konusunda tercihi kullanıcılara bırakacaktı. Esasen, Google’ın Android tabanlı işletim sistemini kullanan cep telefonlarında eskiden beri var olan bu özellik, pek çok kullanıcının çok fazla ilgisini çekmese de, kişisel verilerin korunması açısından sorumluluğun kullanıcılara bırakması hususunda önem arz ediyor.

Facebook’un tüm dünyanın gözü önünde açıkça kendisine meydan okuduğu bu ilana bir yanıt olarak Apple, bu güncellemenin “kişisel verilerinin ne zaman toplandığını, hangi uygulamalar ve web sitelerinde paylaşıldığını bilmesi gereken kullanıcıları” için gerçekleştirildiğini ve “Facebook’un güncellemeden sonra da kullanıcıları izlemeye veya hedefli reklamlar oluşturmaya devam edebileceğini, sadece kullanıcılara bu konuda bir seçenek sunduklarını” ifade etti.

Özellikle teknoloji devlerinin pek çok ülkede kişisel verilerin korunmasına yönelik yüklü miktarlarda cezalar ödemek zorunda kaldığı son yıllarda bu yönde bir düzenleme zaten gerekiyordu. O yüzden de Apple tarafından geçtiğimiz Nisan ayında aktif hale getirilen bu yenilikle Facebook’un tüm çabalarına rağmen iPhone kullanıcılarına uygulamaların hangi verilere erişebileceği konusunda tercih yapma seçeneği sunulmuş oldu.

Bu gelişmeleri, geçen hafta bu köşede söz verdiğimiz üzere sosyal medyanın geleceğine yönelik öngörülerde bulunmaya başlamadan önce teknoloji devlerinin yaşamakta olduğu bazı sıkıntıları hatırlatmış olmak için paylaşmak istedim. Bir sonraki yazıda ‘sosyal medyanın nereye gittiği’ sorusuna cevap aramaya devam edeceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir